Pahalı parfümleri bir yere bırakın. Insan “güven” kokmalı.

İster dost olsun, ister sevgili, ister değer verdiğimiz herhangi biri; sağlıklı bir ilişki kurmak için, insanlar arasında en önemli zemin GÜVEN duygusudur.

11084567_10204833774177301_771618583_nBir kitapta okuduğum cümle kaldı aklımda: “Pahalı parfümleri bir yere bırakın. Insan “güven” kokmalı.”

Hepimizin bir ortak noktası var şu hayat dediğimiz kısa yolculukta; “Sevme ve sevilme arzusu.”

Sevgisiz hayat ruhsuz bedene, şekersiz kurabiyeye, ağaçsız ormana, balıksız okyanusa, kokusu olmayan çiçeğe, güneşsiz yaza benzer. Sevgi olmadan sadece nefes alırsın, ama yaşamassın. Yani aslında sevdiğin kadar yaşarsın bu hayatı…
Sevebilmek için güvenmek gerek. Güvenin olmadığı yerde gerçek sevgi yoktur. Bu iki unsur ikiz kardeş gibilerdir; biri olmadan diğeri olamaz. Güvenmek demek “insanın içi rahat olması” demektir, huzur demektir, mutluluk demektir, ördüğün duvarları yıkmak demektir, malını canını teslim etmek, kalbini açmak demektir, hayatına ortak etmek bir başkasını, ona dayanmak ve tutunmaktır, hiçbir tehlike ve tehdit gelmeyeceğini bilip, kendini olduğun gibi gösterebilmektir, karşındakinin VAR olduğunu bilmek ve hissetmektir;
…..ve sevmekten daha büyük bir iltifattır…
Çok insan güzel bakıyor, güzel yazıyor, güzel konuşuyor; ama dil başka, yürek başka; göz başka, niyet başka olmuş. Kolay değildir emin olmadan birine inanmak…
Yaşarız bir süre durgun sularda ve gün gelir fırtına kopar. Kurulmuş o düzen, sığındığın o durgun liman yaşanmaz hale gelir ve bu limandan artık gitme vakti geldiğini anlar insan; ama iş işten geçer ve “nasıl bir daha o durgun suya yanaşırım” korkusu başlar.
Güven duygusu ne yazıkki bir kez kaybedildiği zaman, “beyin ölümü” gerçekleşir.
Güvenmekten ziyade, “tekrar” güvenmektir zor olan. Onu “acaba’larla” ya da “ya yine yanılırsamlarla” toparlamaya çalışırsın ve o duyguya tekrar ulaşmaya çalışırsın, ama tüm çabalarına rağmen ulaşamassın. Zincir kopmuş olur ve “ilk kriz anı” sana fırsat verircesine “ben demiştim zaten” diyerek yoruluruz bir kez daha haklı çıkmaktan. 
Gitmek istersin gidemessin…kalmak istersin kalamassın…Iki yön levhası görünür sana; ya kalırsın ve hayatı kendine zehir zıkkım edersin…ya gidersin, acısını yüreğinde taşırsın; yüklerimden kurtuldum da dersin, özledim’de…Çoğumuz gitmeyi seçer zaten, çünkü kalmaya cesareti yoktur, ya da gücü; çünkü yara bandı kalbe yapışmıyor ne yazık ki…
Ardından “tecrübe oldu” deriz ve hayat devam eder; ama izini yüreğimizde taşırız. Nazım Hikmet´in dediği gibi: “Neleri alıp götürmedi ki benden ayrılık; kilometrelerce umut, tonlarla keder; taradığım saçlar, sıktığım eller…”
Kanatlarımız kırıldıkça öğreniyoruz hiç kimseden birşey beklememeyi ve sonucu güvensizlik ve belkide yanlızlık oluyor. Bekar anlamında yanlızlık değil; evli insan ya da binbir insan içinde olan popüler bir insan bile kendini çok yanlız hissedebilir, çünkü yanlızlık bir duruş değil, bir duygudur…
Kimi zaman yandık, kimi zaman buz gibi donduk…ve son konumda kalmamak için “umut´a” bağlandık. Umut naif ve sıcaktır, yüreği ısıtır ve hayata bağlar bizi. Yaşanmışlıklar bizi zaman zaman karamsarlığa itse de, umut ışığımızı söndürmeyiz, çünkü kronik bir hastalığa dönüştüğü an, “acabalar” yer bitirir bizi ve hayat çekilmez hale gelir. Gri görürüz hayatı ve siyah beyazlardan uzaklaşırız. Ama risk almayan ve cesareti olmayan insan asla sevemez.
Korkularımızdan arınıp “sil baştan” tuşuna basmamız gerek bazen.
ILK KENDINE, SONRA BAŞKALARINA GÜVENECEKSIN..!
Kendine güvenmeyen insan, hep karşıdan bekler. Kolaydır “kendine ağır geleni başkasına yapma” demek. Herkese sorsan, herkes iyi, ama herkes iyise bu güvensizlik telaşı niye?
El üstünde tuttuğumuz insanlarda bizim eserimiz, ayağımızın ucundakilerde.. “Yanlış insanlar üzerine hayal kurmak” konusunda hepimiz rekor kırıyoruz, ama hepimiz biliyoruz ki aslinda: SIFIR BEKLENTI, ÇOK HUZUR!
Victor Hugo:
“Hayatta kimseye güvenmeyeceksin demek saçmalıktır inan. Ama kime iki defa güveneceğini hesaplamalı insan” demiş ve Can Yücel eklemiş: “Yüreğimi korkak büyütmedim ben. Kaybettiklerim dağıttığım servetimdir…”
Her yiğidin harcı değildir tabiki onca yenilen kazıktan sonra birilerine güvenmek.
Ama tekrar denemeli, tekrar risk almalı, tekrar sevmeli insan; Yeni baştan…
 —
Share On Facebook
Share On Twitter
Share On Google Plus
Share On Youtube
Contact us